Rotam nereye bunu söylemedim dimi çok pardon istikamet Bingöl. Ah bu aşk insanlara neler yaptırıyor. Yükseklik korkusu olan ve ilk defa uçağa binen biri olarak kalkıp hiç bilmediğim bir şehre geldim. Sırf sevdiğim adamın kokusuna kavuşabilmek için.
Sabahın ilk ışıklarıyla gözlerimi açıp saat 7:30 arabasına yetişip Ankara'ya geçtim. Ankara'yı aşırı sevmeme rağmen hiç vakit geçirmek nasip olmadı bugün. Son dakikada hava alanına giden otobüse yetişip bir anda kendimi havalimanı yolunda buldum. İndiğimde o kadar büyük ve kalabalık bir yerdi ki Esenboğa... Hayalimdeki kadar güzel değildi ve aşırı stres oldum bagajları geçir, bilet al, bagaj ver derken. Uçağa binmekten soğudum resmen kesin korkumda var kötü geçecek diye düşündüm yolculuğumu. Ama hiçte öyle olmadı şuan çok harika ilerliyoruz, hosteslerin kibarlığına bayıldım muazzam yani. Tek sorunum bilet alırken cam kenarı istemediğim için ortada oturmak oldu ama dönerken kesinlikle cam kenarı olarak belirteceğim. İlk kalkarken biraz sarsıldım ve bir korku oldu kalbim uçak hızında atıyordu sanırım. İlerleyen dakikalarda alıştım hiç sorun olmadı inerken de biraz korktum ama inanılmaz eğlenceliydi. Yükseklik korkum yüzünden dönme dolaba dahi binemeyen ben gelip uçağa binmem gerçekten kendime hayran bıraktı beni :) Size günlük olarak Bingöl'de neler yaptığımı anlatacağım yazılarımda umarım memnun kalırım :) Hepinize sevgilerle...
